| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Bir Mizah Fenomeni

İŞ, TRAFİK, SOSYAL HAYAT, ÖZEL HAYAT DERKEN, ZAMAN, KİMİ ZAMAN GEÇMEK BİLMEZKEN... GÜLMEYE VAKİT AYIR BİRAZ... ERKEK KADIN AYIRT ETMEKSİZİN... HEPSİ SİZİN İÇİN... İYİ EĞLENCELER!

154 "komik yazılar" etiketi kullanan gönderi (sayfa 1)"komik yazılar" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Kaptan

Bir savaş gemisi karanlık ve sisli bir gecede yol alıyormuş. Derken kaptan köşkündeki komutan tam karşıda ve uzakta üzerlerine doğru gelen bir ışık farketmiş. Hemen karşı tarafa sinyal göndererek su mesajı geçmiş:

"Derhal rotanızı 30 derece doğuya çeviriniz!" Karşıdan anında cevap gelmiş:

"Sen rotanı 30 derece batıya çevir!" Komutan şaşırmış, biraz da sinirlenmiş, mesajı tekrarlamış:

"Rotanı derhal 30 derece doğuya çevir, emrediyorum!"

Karşıdan cevap:

"Asıl sen rotanı 30 derece batıya çevireceksin!"

Komutan öfkeden küplere binmiş, bir mesaj daha yollamiş:

"Ben 30 yıllık kaptanım, sana son kez emrediyorum, rotanı 30 derece batıya çevir!"

"Sen 30 senelik kaptansan ben de 20 senelik denizciyim, sen rotanı 30 derece doğuya çevir!"

Komutan, o kadar sinirlenmiş ki, hemen mürettebata bütün topları ateşe hazır hale getirmelerini emretmiş ve son kez bir mesaj göndermiş:

"Burası bir savaş gemisi, derhal rotanı 30 derece batıya çevirmezsen ateşe başlayacağız."

"Buras da bir deniz feneri. Sen rotanı bir an önce 30 derece doğuya çevirmezsen birazdan kayalara çarpacaksın.

Tetris

Temel, bir binanın aşağısında durmuş, arkadaşlarını da çatıya çıkarmış. Aşağıdan arkadaşlarına bağırmış:

"Sen iki kolunu da yana açıp atla!"

Birinci, Temel'in dediğini yapıp atlamış. Güm! Temel yine bağırmış:

"Sen sağ kolunu yana aç öyle atla!" İkinci de Temel'in dediğini yapmış. Güm! 

Üçüncüye de:

"Sen de iki kolunu yana yapıştır öyle atla!" demiş, o da Temel'in dediğini yapmış. Güm! Bu arada yoldan geçen adamın biri sormuş: 

"Kardeşim siz ne yapıyorsunuz Allah aşkına?" Temel dönmüş:

"Ne var? Tetris oynuyoruz."

Yumurta sorunu

İskoçyalı'nın tavuğu İngiliz'in bahçesine yumurtlamış. Biri:

"Tavuk benim, yumurta da benimdir" diyor.

Diğeri:

"Benim bahçem, dolayısı ile yumurta da benimdir." En sonunda İskoç:

"Bu böyle sürer gider. En iyisi birbirimize birer tekme atalım. Yerde en kısa süre kalan yumurtayı alsın" der. İngiliz de kabul eder. İskoç'un önce tekme atmasına karar verirler. İskoç en ağır postallarını giyip gelir.

İyice bir abanıp İngiliz'in bacaklarının arasına bir tekme atar. İngiliz yerden yarım saat sonra ancak kalkabilir. İngiliz tam tekmeyi atmak için hazırlanacakken, İskoç yumurtayı uzatır:

"Al senin olsun, bir yumurta için değmez."

Uçak Fabrikası

Uçak fabrikasında yeni bir tasarım. Herşey mükemmel. İlk test uçuşu fakat uçağın kanatları gövdeyle bağlantı yerinden kopuyor. Tüm ekip enkazın başında.

Birisi "kanatla gövdenin birleştiği yerlere delik delin" diyor. Yeniden hesaplamalar, iki yıllık çalışma, test uçuşu. Ne yazık ki akıbet aynı. Kanatlar yok.

Fabrikaya taşınan enkazın başındaki acayip adamdan aynı öneri. "Delik delin kardeşim."

Üçüncü denemenin de akıbeti aynı olunca proje sorumluları acayip adamın dediklerini uygularlar. Sonuç tam bir BAŞARI. İnanılmaz bir sağlamlık. Acayip adamı fabrika içinde bulurlar ve proje müdürünün önüne getirirler.

"Biz bu kadar Profesör ve Mühendis, bilim adamı çözemedik, sen çözdün bu sorunu; kimsin sen?"

Adamcağız sıkılarak:

"Tuvalet temizleyicisiyim, kahrolası tuvalet kağıtları hiç bir zaman delikli yerlerinden kopmazlar da!"

Ana Tarafından

İstanbul'da bir berberde, Dursun Karadenizlilerin çok cesur erkekler olduğunu, sabunsuz traş olduklarını iddia edip ilk denemeyi biraz zor ve acılı da olsa kendisinde yaptırmış.

Dursun'un traşı acı içerisinde bittikten sonra Temel koltuğa oturunca berber:

"Siz de Karadenizlisiniz, sizinki de mi sabunsuz?", diye sorunca Temel,

"Ben ana tarafından İstanbulluyum." demiş.

Şanssız Doktor

Şoför çarptığı yayayı teselli eder:
- Şansınız varmış, size çarptığım yer tam doktorun
karşısı.
Yerdeki inleyerek cevaplar:
- İşte o doktor benim.

Röntgen

5 Yaşındaki Johnny ve kızkardeşi anahtar deliğinden
anne ve babalarını aşk yaparken gözetliyorlardı.
- Wooww, şunlara bak... Bizim parmağımızı burnumuza
sokmamıza bile izin vermiyolar...

Kekeme

Adamın biri kekemeymiş, tedavi için doktora gitmiş. Doktor bütün muayenelerini yaptıktan sonra adama :

- Yaptığımız tetkiklerde gördük ki sizin kekeme olmanıza sebep cinsel organınız. Cinsel organınız çok büyük olduğu için konuşamıyorsunuz, biraz kesmemiz lazım.

Adam çaresiz kabul edip ameliyat olmuş. Eve gelmiş karısına müjdeyi vermiş.

- Bak hanım artık düzgün konuşabiliyorum.

Çok sevinmişler hemen orada ilişkiye girmişler.
Derken karısı :

- Bey ben anlamam hemen git eski haline getir. Yoksa seni boşarım.

Adam bir telaş doktora gitmiş. Kapıyı hızlıca açıp:
- Doktor bey beni ne yap et eski halime getir yoksa karım elden gidiyor.

Doktor adama dönüp :
- A aa aaartııık çoo çoo çoookkk ge ge geeeçç.

Kutup Ayısı

Soğuk bir kutup gecesinde yavru kutup ayısı annesine yaklaşarak:

"Anne, ben kutup ayısı mıyım?"

"Evet oğlum."

"Peki anne sen de kutup ayısı mısın?"

"Evet oğlum."

"Peki anne, babam da kutup ayısı mı?"

"Tabii ki oğlum."

"Peki anne dedem, dedemin dedeleri falan hepsi kutup ayısı mıydı?
 
"Evet oğlum hepsi kutup ayısıydı."

"Yani sülalemizde bi karışıklık falan yok di mi anne?"

"Yok tabi oğlum hepimiz kutup ayısıydık, niye soruyorsun?"

"Üşüyorum anne neden üşüyorum ben?"

Dargınlık

Temel ile karısı kavga edip küsmüşler ve birbirleriyle konuşmuyorlarmış. İsteklerini bir kağıda yazarak gideriyorlarmış.

Yine bir akşam Temel kağıda:

"Fadime beni sabah 6 da uyandır." diye yazmış.

Sabah olduğunda bir uyanmış ki saat 8. Tam Fadime'ye bağıracakken bakmış ki kağıda bir not eklenmiş:

"Temel kalk, saat 6."